Uzat ki tutsun parmakların.

Kendine dönmek istiyor;
en sevdiği şarkıyı bulmak,
en beğendiği elbiseyi giymek falan.

Karar veremiyor,
aklı kelepçeli.

Rüya göremiyor,
aklı mahkum.

Gülümseyemiyor,
dudaklarında mühür.

Önce yanındakinden umuyor çareyi,
sonra bir başka elden.

Umut bir,
umut iki;
ay dönüyor bilmem kaçıncı kere.
Umut üç,
umut dört;
ağaç devriliyor ormanda,
yine sessiz sedasız.
Umut beş,
umut altı.

Merhaba diyor kadın
kaç yıldır görmediği ölümüne
ve yine bilmem kaçıncı günün
bilmem kaçıncı gecesinde,
sıfırın altına iniyor,
varlığı eksile eksile.

Ha oldu ha olacakken,
heyecanlanıyor önce,
tam da ardına dönecekken
esareti basıyor içine.

Ne kol ne ayak,
her biri sabit kalıyor halinde,
tam el verecekken
dört yüz altmış altı kere.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE