Önümde iyi kötü dolu dolu yaşanacak uzun bir hayat vardı ama o sevip sevilmeden bencilliğiyle mantıklı bir şekilde ölüp gidecekti.

Aslında anlatılmak istenen çok daha fazla şey vardı,
sonra ona sevilmemenin üzüntüsü ölene kadar yeter diye düşündüm.
Ben de kendimi aylardır tutuyorum, öyle ağzıma geleni söylemiyorum
çünkü bu senin konumunda aciz birine karşı adil olmazdı.
Çok sinirliydim önceleri,
sonra sinirim tımarhanede hiçbir şeyin farkında olmadan yaşamaya devam etmek zorunda olan,
maalesef ki başka şansı olmayan,
buna mahküm bırakılmış bir akıl hastasına duyabileceğim tarzda
bir acıma duygusuna döndü. Boşver dedim. O ne anlar ki…

O

Ne

Anlar ki.

Fakat bu içinde cama fırlatılmış eşyalar barındıran bir sitem cümlesi asla değildi
-hiçbir zaman da olmadı-
bu; zihinsel engelleri ile doğmuş bir çocuğa
derdini anlatamamanın çaresizliğini içeren
bir 3 kelimenin birleşiminden fazlası değil.

İnsanlarda 7’den 70’ine kadar olabilecek karakter değişiklikleri hakkında çeşitli tezler vardır,
temel olarak ikiye ayrılan.
Basitçe;

İnsanlar değişir.

İnsanlar değişmez.

İnsanlar değişir mi bilemem ama
insanlardaki duygular öyle bir değişirmiş ki.
Sizin hiçbirinin yüzüne gerçekten nefret ettiğinizden dolayı bakamadığınız oldu mu?
En değerli kahramanınız öldü ve siz cenazesine gitmediniz öyle mi?
Konudan sapmak istemiyorum, asıl anlatmak istediğim nefretim olmadı hiçbir zaman.
Ben sadece bendeki bu 180 derece duygu değişimini garipsedim belki.

Ben hayatımda iki adamı çok sevdim.
Onların hiçbir ortak özelliği yoktu tek bir şey dışında.
İkisinin tek ortak yanı sana benzemiyor oluşlarıydı.
Onlar birbirine de hiç benzemezler ama öncelikle en çok sana benzemezler.
Ben zaten onları sana benzemedikleri için bu kadar sevdim.
Bu yüzden biliyorum hayatım boyunca sen,
hayatımdaki hiçbir erkeği sana benzemediği için hiç sevmeyeceksin.
Olsun, zaten bu ne senin derdin ne de benim.
Ben sana olan hislerimin yok oluşuna içerliyorum.
Bir insandaki o yüce duyguları bitirmek birine karşı işleyebileceğin en büyük günahtır.
Kendi kanından, canından olan birinin gözyaşların sebebi olmak her yiğidin harcı değildir.
Sen de zaten o yiğit hiçbir zaman olmamıştın değil mi.

Bir kızın o eşsiz figüre olan inancını bitirmeye hakkın da yoktu senin…
Çok ustaca ilmek ilmek işledin bunları kabul etmek gerek.
Tam olarak anca bu kadar güzel öldürülebilirdi bir sevgi.
Ben, sana karşı hiçbir şey hissetmiyorum artık;
hiçbir şeyimsin sen benim.
İçimde eksik kalan –kalacak- yanımı geçtim de,
oturdum yatağın baş ucuna en çok senin haline acıdım.
Bakamadığım kör gözlerine, bıraktığım ellerine,
bitip tükenmiş yüreğine bir Fatihâ da ben okudum.
Önümde iyi kötü dolu dolu yaşanacak uzun bir hayat vardı
ama o sevip sevilmeden bencilliğiyle mantıklı bir şekilde ölüp gidecekti.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE