Bugün bende, yarın sende, belki yerde, hani nerede?

Yine hiç bilmediği bir zamanda,
hiç tanımadığı bir insanla,
hiç bilmediği yollara düştü Ç.

Kim bilir bu sefer nasıl yakacaklardı canını?
Kim bilir bu sefer nasıl umursamayacaklardı varlığını?

Kimin ellerinde neye alet olacaktı?
İşleri bittikten sonra nereye fırlatılıp atılacaktı?

Kaç sigara yaktıracaktı bu gece?
Kaç kavgaya sebep olacaktı yok yere?

İşte yine gidiyordu başkasının ellerinde,
hiç bilmediği bir yoldan,
hiç bilmediği bir eve.

Dün gecekine ne olmuştu?
Nesini beğenmemişti?
Hevesini mi almıştı?

Nasıl oldu da bugün bir başkasıylaydı Ç?
Kıymetsiz bir eşya gibi
oradan oraya
oradan oraya…

Olsun.
Kıymeti yokluğunda anlaşılacaktı elbet.
Kimleri kimlere sorgulatacaktı,
kendini hiç beklenmedik bir zamanda aratacaktı.

Farkındaydı her şeyin ama dile getiremiyordu işte.

Yol boyu bitmedi bu düşünceler.

Vardıklarında her seferinde olduğu gibi
yine bastı içini
bir korku,
bir endişe,
bir sıkıntı.

Oturdu, hayatına daha az evvel giren insan,
daha önce hiç görmediği bir koltuğa;
elleri vücudunda,
elleri her tarafında.

Uzandı,
uzandılar.

Daha tek kelime etmeden
yaptı ilk hamlesini;
olmadı.

İkinciyi denedi;
olmadı.

Sinirlenip vurdu son darbeyi
yumuşak, nemli parmaklarıyla;
olamadı.

Bir küfür savurup kalktı ayağa,
ağzında üçtür yakamadığı sigarasıyla.

O, sigarayı yakacak başka ateş bulurdu da
Ç yine kaybolup gidecekti evin bir kenarında.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE