Şişenin ve muhabbetin dibine vuracağınız, insana "ah bir de rakı şişesinde balık olsam" dedirten ve gönlümüze taht kuran yerler:

safa

1)SAFA MEYHANESİ

Yedikule’de bir semt meyhanesi burası, eskilerden.
Nevizade ve Karaköy’deki son zamanların şekilci tayfasından eser yok.
Duvarlar onlarca Atatürk fotoğrafı ve Kulüp Rakı şişesiyle kaplı, hepsi de dolu.
Özellikle isterseniz rakınız şirin mi şirin kulüp rakı bardaklarıyla geliyor.
Akıp giden muhabbete taş plaktan gelen sanat müziği eşlik ediyor
ve duvarda yazılı olan şu sözler buradaki samimi ortamı oldukça güzel özetliyor:
“Sofrada rakı kadehi hep aynı kalır, değişmez.
Çünkü kadeh o gecenin ve dahi lezzet-i alemin tek şahididir.
Dolar, boşalır, dolar.”

Ayrıca bu meyhane Av Mevsimi filminden hepimizin bildiği
şu sahneye de ev sahipliği yapıyor:

Adres: İlyasbey Caddesi No: 129 Yedikule/ İstanbul 
Telefon: 0212 585 55 94

 

kör agop

2) KÖR AGOP

Vakti zamanında Kör Agop bu meyhaneyi ucuz rakı içmek için kurmuş,
malum balıkçı kazancıyla her gün meyhaneye
rakı içmeye gitmek çok da mümkün değilmiş.
1938’den beri Kumkapı’da bu meyhane.
İlk sahibi Agop İnciyan Kumkapı meyhanelerinin kurucu babası sayılıyor,
şimdilerde ise torunu Daniel işletiyor.
Buranın esas tadı üst katında oturunca çıkıyor;
yüksek tavan, eski duvarlar, yılların meyhane kokusu…
Bir an için pencere kenarındaki masada
Cemal Süreya’yı görmüş gibi olabiliyor insan kendini kaptırırsa.
Ermeni ve Türk mutfağının en seçkin mezelerini yiyebilirsiniz burada.
Bir önceki günden kalan tek bir meze dahi bulmak mümkün değil.
Kumkapı’nın ana caddesindeki meyhaneler gibi dikkat çekmese de
masanızdan sizi mutsuz kaldırmayacak bir mekan burası,
fasıl ekibi de cabası.

“Senede bir gün dostları toplayıp mezarımın başına gelin.
Sakın kimse ağlamasın, bu benim şanıma yakışmaz.
Sazlar çalınsın, rakılar içilsin.
Bir kadeh rakıyı da yattığım toprağın üstüne dökün.”
Agop İnciyan (Kör Agop)

Adres: Şehsuvar Bey Mahallesi, Ördekli Bakkal Sokak,
No: 7, Kumkapı/ İstanbul
Telefon: 0212 517 23 34

 

ismet baba 3

3) İSMET BABA

Evet hizmet çok da şahane değil,
evet garsonların pek gülümsediği söylenemez,
evet haftasonu akşam saatinde gittiğinizde
güzel bir yerde oturamayabilirsiniz
ve evet kafalarına göre
rezervasonyon alıp almamaya karar verebiliyorlar.
Ama tüm bu olumsuzluklar yine de müdavimlerini
İsmet Baba’ya gitmekten vazgeçiremiyor.
Müdavimleri kadar da vefalıdır İsmet Baba;
giriş kapısının hemen sağındaki panoda
müteveffa müdavimlerinin resimleri,
altlarında lakaplarıyla beraber bulunur.
Hatta Can Yücel de bu isimlerin arasındadır.
Kuzguncuklu, su niyetine rakı içen insanlar tatlı tatlı demlenir masada.
Manzarası, özel ilgi isteyen böreği
(balıkçıda börek ne alaka demeyin, mutlaka deneyin)
ve diğer birçok güzel lezzetiyle akşam üzeri rakısı için
vazgeçemediklerimizden İsmet Baba.

Adres: Kuzguncuk Çarşı Caddesi
No:1/A 34674 Üsküdar/ İstanbul

Telefon: 0216 553 12 32

 

garlokantası

4) MYTHOS HAYDARPAŞA GAR LOKANTASI

“Trenin kalkmasına çok az vardı
Kadıköy iskelesindeydik Cemal’le
Işıl ışıldı Haydarpaşa Gar Lokantası
Vapurlar suyun aynasında”

1969’da Cemal Süreya ile birlikte İstanbul’dan Ankara’ya yaptıkları
tren yolcuğunu mısralara döken Muzaffer Buyrukçu,
bu şekilde anlatıyor Haydarpaşa Gar Lokantası’nı.
Yeni adıyla Mythos…
Kapısından içeri girince zaman tünelinden geçmiş gibi olursunuz.
112 yıllık lokanta pek çok yazarın, şairin, müzisyenin,
dostluğun, kimi zaman sevinçle kimi zaman hüzünle
yollara düşenlerin buluşma mekanı olmuş.
“Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü severim” cilerin
yolculuk dönüşü ilk uğradıkları yermiş bir zamanlar.
Fakat garsonları bile dededen kalma olduğu bu mekanda
çok büyük bir eksiklik var artık:
Haydarpaşa Tren Garı ve yolcuları…
Fakat trenler uğramasa da lokanta hala ayakta.
Kentin tam ortasında olmasına rağmen
kentin gürültüsünü duyamazsınız burada.
Karşınızda beliren Kadıköy ve tarihi yarımada manzarasıyla
İstanbul’un en güzel fotoğraflarına ev sahipliği yapar.
Çinili duvarları ve boydan boya eski İstanbul fotoğrafları,
ekranda siyah beyaz, eski bir Türk filmi…
Haydarpaşa Projesi’nin uygulanması halinde
asırlık mekanın durumunun muamma olduğunu düşünürseniz
en yakın zamanda rezervasyon yaptırılacaklar listesine
burayı da eklemek isteyebiliriz.

Her izlendiğinde “burası neresi acaba” diye
düşündüren klibin çekildiği yer, tam da burası:

Adres: Haydarpaşa Mahallesi,
Tarihi Haydarpaşa Gar Binası, Kadıköy/ İstanbul

Telefon: 0216 3370979

 

madam

5)MADAM DESPİNA

Bir meyhane: Türkiye’nin ilk kadın meyhane işletmecisi
olarak bilinen Madam Despina’nın meyhanesi.
Hem ismini hem de tüm yaşamını bu mekana adamış Madam.
Bir dönem onun mezeleri İstanbul’un çeşitli meyhanelerinde
‘Despina’ adıyla sunulur olmuş.
Dekorasyonu, muşamba örtülü masaları, tadı, lezzeti, minik bahçesi
ve yine tarih kokan duvarlarıyla tipik bir Rum meyhanesi burası.
Despina’nın meyhanesi, o artık hayatta olmasa da
onun koyduğu kurallarla işletilmeye devam ediyor.
“Her masa ayrı bir cumhuriyettir” dermiş Madam,
bu nedenle de başka masaları rahatsız edenleri,
sorun çıkaranları dışarı atar, istemediği adamı da almazmış içeri.
“Benden sonra her şey aynı kalacak.
Tedarikçiler ya da dekorasyon değişmeyecek.”
diye vasiyet bırakmış elemanlarına;
bu nedenledir ki ustasından çalışanlarına her şey aynı,
masaların üzerindeki kirli beyaz muşambalar da.

“Kur masayı Madam Despina 
Kirli beyaz muşamba örtüleri ser 
Çek sediri asmanın altına 
Yanında bir ince Müzeyyen abla”

Meral Okay’ın yazdığı, Sezen Aksu’nun söylediği “Yine mi Çiçek” şarkısına da
konu olan bu yeri görmek isterseniz adres: Madam Despina.

Adres: Feriköy Mahallesi, Kurtuluş Caddesi,
Açık Yol Sokak, No:9, Şişli/ İstanbul

Telefon: 
0212 2473357

 

şato

6) ŞATO BALIK

Bu listenin hazırlanma nedeni burası…
Eklemeden uzun uzun düşündüm.
Henüz herhangi bir listeye konu olmamış
ve salaşlığını hemen hemen ilk günkü gibi
korumaya devam ederken
örnekleri gibi bozulmasından korkmuyor değilim açıkçası.
İstanbul’da, kum plajda ayaklarınızı denize sokarak
yemeğinizi yiyebileceğiniz,
rakınızı yudumlayabileceğiniz bir yer hayal edin.
“İstanbul’da denize ayaklarımı sokmak mı?!” dediğinizi duyar gibiyim,
ne demek istediğimi anlamak için mutlaka gidip görmelisiniz.

Adres: Rumeli Kavağı İskele Caddesi No: 6 Sarıyer/ İstanbul
Telefon: 0212 218 46 66

“…beyaz peynire, hüzünlendiren Neyzene, Yakup’a,
Refik’e, Arap Şükrü’ye,

dönülmez akşamlara, ışıldayan mehtaplara, uçuşan martılara,
Veysellere Aşıklara, Asaflara, sahaflara, Velilere Orhanlara,
uzakta kalanlara, yakında bulunanlara,
olmazı olduranlara, gözleri dolduranlara,

ulu çınarlara, dev Nazımlara, 
ince kıyım salataya, ince uzun Galata’ya, 
iki ‘t’ li Attila’ya,  tek ‘y’ li Süreya’ya,
özleyip gelenlere, sabırla bekleyenlere,
çok sevenlere, çok sevilenlere,

kaçan gemilere, batan güneşlere,
Boğaz’a, kavuna, kebaba, Kordon Boyu’na

anlara, anılara, anlayana, anlatana, konuşmadan anlaşana, 
geride kalan yıllara…”

Yaşadığımızı hissetiren anlara bir kadeh kaldıralım hep beraber.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE