Renkli ruhunu teslim etti, yüzlerce defa, sayısız bıçak darbesiyle, kaçtır bilinmez zaman içinde.

Bir tuval var önünde,
kim koydusu meçhul.
Elinde tek fırça,
bir kova siyah boya,
ne yapacağını bilmeden
içgüdüsüne sadık.

Daldırıyor fırçasını
kara deryasının içine.
Tam üç yüz altmış altı darbe,
vuruyor ak kumaşın tenine,
ne çizse anlamı yok
ne boyasa manasız.

Yığınla insan,
bir dolu boş takdir.

İnansın mı ne yapsın?
Herkeste farklı tesiri,
kendisinde neden yok?

Bilmiyor aldanıyor,
anlatamıyor da kimselere.

Beyazdan siyaha geçiş,
belli fırçasının izleri,
her nereyi boyasa,
anlaşılıyor daha dün gibi.

Gelse elinden tutsa,
renki ruhlu genç kadın,
halbuki hep hayal,
hayali sükut içinde.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE