Ütopyanın gerçeğe dönüştüğü yer, bir sanatçı cumhuriyeti: Uzupis.

Hepimizin hayallerinde gerçek olmayacağını bildiği
yine de hayal ve umut etmekten kendini alamadığı
bir ideal toplum düzeni yatar.
Her ne kadar “çıkmadık candan umut kesilmez”
diyerek yolumuza devam etmeye çalışsak da
yıkılmak üzere olan bu derme çatma,
sözde demokrasinin altında kalmak üzereyiz
ve hep vazgeçmek üzereyken
hayallerimizde yaşattığımız o ülkeye tutunuyoruz.

ur

Fakat birazdan sizi tanıştıracağım yer bir ütopya değil,
hayatınız boyunca hayal ettiğiniz,
hakkında “imagine all the people living life in peace”
diye şarkılar söylediğiniz ülke ne hayal ne de çok uzak.
Şimdi İstanbul Atatürk Havalimanından uçağa biniyoruz
ve Litvanya’nın başkenti Vilnius şehrine doğru
iki buçuk saatlik bir yolculuğa çıkıyoruz.
Uçağımızdan inip şehre adını veren Vilne nehrini buluyoruz.
Nehre geldiğimizde karşımıza Pont des Arts’ı andıran,
çok daha küçük ama aşıklarca asılmış kilitlerle kaplı bir köprü çıkıyor.
ve köprüyü geçerken bizi karşılayan bir tabela,
üzerinde Uzupio Res Publika (Uzupis Cumhuriyeti) yazıyor.
İnanışa göre bu geçtiğimiz köprü denizkızının evi
ve eğer kendinizi onun güzelliğine kaptırırsanız,
ömür boyu Uzupis ile olan bağlarınızı koparamazsınız.

submarine2

Ülke içinde bir ülke burası.
Litvancada nehrin öte yanındaki yer anlamına gelen Uzupis,
Vilnius’un en eski bölgelerinden birinde kurulu.
Sovyetler döneminde büyük yıkıma uğrayan mahalle
şehrin en fakir bölgesi.
Sonraları neredeyse unutulan,
terkedilen, tehlikeli sayılan bir yerken
sanatçıların yavaş yavaş buraya taşınmasıyla
büyük bir değişime uğruyor tabii ve bir süre sonra
1 Nisan 1997’de burada bir devlet kuruluyor:
Uzupis Cumhuriyeti.

galera

Gayriresmi bir ülke gibi göründüğüne bakmayın,
kendi cumhurbaşkanı, bayrağı, anayasası ve hatta ordusu bile var.
“E hani barış içinde yaşıyorduk, ordu da nereden çıktı?” derseniz,
on bir kişilik ironik bir ordu bu.
Her 1 Nisan günü ülkede bağımsızlık kutlamaları yapılıyor
ve isteyenlerin pasaportuna damga basılıyor.
Fakat vatandaşlık vermiyor Uzupis Cumhuriyeti,
çünkü özgür bir dünyada buna gerek yok;
zira isteyen, istediği gibi gelip burada yaşayabilir.

constt

Bir diğer ilginç yanı bu cumhuriyetin,
kırk bir maddelik anayasası.
Paupio Caddesi’nde tamamını bulabileceginiz bu anayasada
herkesin Vilne Nehri’nin yanında yaşamaya hakkı olduğu gibi
Vilne Nehri’nin de herkesin yanından akmaya hakkı vardır,
herkesin ölmeye hakkı vardır; fakat bu bir zorunluluk değildir,
herkesin hata yapma hakkı vardır,
bir köpeğin köpek olmaya hakkı vardır,
kedi sahibini sevmek zorunda değildir;
ancak zor zamanlarda sahibine yardım etmelidir,
herkesin mutlu olmaya hakkı vardır,
herkesin mutsuz olmaya hakkı vardır
gibi oldukça güzel ve farklı maddeler bulunuyor.
Son üç maddesiyle de mottosunun ortaya koyuyor Uzupis:
Yenilme, kavgaya karşılık verme, teslim olma.
(Do not defeat, do not fight back, do not surrender.)

angel

Bohem havasıyla sizi kendine hayran bırakacak Uzupis.
Siz her köşesinde bir sanat eseriyle karşılaşırken
meydandaki kafelerinde keyif yaparak
çoğu zaman ev yapımı biranızı ya da şarabınızı yudumlarken
Uzupis’in bronzdan yapılmış meleği kanatlarıyla sizi koruyacak
ve özel bir şekilde ağırlanacaksınız bu ütopya devletinde.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE