Boşverdim hep. İçi bomboş verdim.

İnanır mısın doğum günü dileklerine,
kilisede yakılan mumlara,
gece edilen dualara çocuk gibi kalpten inanan ben
artık hiç kimseden bir şey istemiyorum.
Çünkü artık olmayacak dualara amin diyemiyorum.
Büyüdüğümden herhalde,
tahammülsüzleşiyorum.
İyileşmesi için bütün sabrımla beklediğim yerlerin artık arkası görünüyor.
Şeffaflaştım.
İçimde özenle muhafaza ettiğim duygular domino taşlarına özenmişler,
toparlayamadık gitti.

Ağlayamaz oldum,
sinirlenemez.
Sinirime hakim olabiliyorum ben.
Ben
sinirime
maalesef
hakim
olabiliyorum.
Ben birinin kafasına hiç bir şey fırlatmadım.
Boşverdim hep.
İçi bomboş verdim,
o da aldığını zannetti.
O beni kandırdı, ben onu.
Sonra gülümseyerek teşekkür ettik birbirimize.
Bu arada anladım ki hissetmeden yazılmıyor.
Bu da işin detay kısmı.

Geminin boğazdan büyük göründüğünü anladım.
Olduğunu değil ama, göründüğünü.
Kimsenin olduğu gibi görünmediğini de.
Görünmek işin salak kandırma kısmı.
Ve o boğazın iki kıtayı birleştirdiği gibi,
kalpleri asla birleştiremediğini öğrendim.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE