Keşke ölseydi kalanlar da, tarifi yok hiçbir sözlükte içlerindeki acının.

Şu ilerideki genç adamı görüyor musun ?
Omuzları çökmüş…
Belli ki sırtında büyük bir yük var artık.
Bir daha annesine hiç sarılamadı.
Normalde çok sokulgan, sevgisini belli eden biri değilmiş
ama daha evvel hiç düşünmemiş
Annesinin saçlarını koklayamayacağı bir günün geleceğini
halbuki pazar sabahı annesinin açtığı süpürgeden,
Her sabah evden çıkmadan eline zorla tutuşturduğu peynir ekmekten,
suratı düşünce meraklanıp ‘neyin var oğlum’ diye sormasından,
odasının dağınıklığı hakkındaki şikayetlerinden…
Hep bunalırmış…
Şimdi dünyanın bütün elleri gelse,
o nasırlı yumuk eller gibi bir çift bulamaz biliyor,
Ve hep yarım kalacak yüreği,
Her mutfağa bakışında.

Şuradaki kızı tanıyor musun ?
Hani kollarını göğsünde birleştirmiş,
İçinde bir şey saklar gibi olanı…
Küçükken babası ona masallar anlatırmış,
iyilerin daima kazandığı
Kötülerin layıklarını buldukları masallar…
İlk kez bisikletten düşüp dizini yaraladığında
gelip onu yerden kaldıran babası olmuş.
Yarasını temizlemiş ve öpmüş.
Sanmış ki kız her yara aldığında babası öpücek ve geçicek acılar.
Peki acısının sebebi babası olursa diye hiç düşünmemiş
çünkü masallara ve mutluluklara inanmış,
Sonsuza kadar beraber yaşanan hayatlara…
Şimdi başını babasının dizleri yerine,
soğuk mermer taşlara koyup avunmaya çalışıyor.

İlerdeki kadını gördün mü hiç hayatında ?
Kollarına iki kişi girmiş,
ayakta durmaya çalışıyor…
Onun biricik oğlu, gözbebeği,
erken doğmuş 18 yıl önce
Haftalarca kuvözde başında beklemiş,
uykusuz geceler boyu dualar etmiş,
bedeninden beslemiş,
yememiş yedirmiş,
giymemiş giydirmiş,
Haylaz çocukluk zamanlarında hasta olmasın diye
elinde havlu peşinden koşturmuş,
birinci sınıfın ilk günü oğlu için
bütün günü okul bahçesinde geçirmiş,
Ateşlendiği geceler onunla yanmış.
Şimdi ona kalan bir avuç toprak,
yüzünü dayayıp toprağa
toprağı kokluyor oğlum diye.

Patlama olmasaydı biz de konsere gidecektik
neyse sağlık olsun.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE