"Bir vekilharcın kral olması için kaç yüz yıl gerekir, eğer kral geri dönmezse?"

Fransız beyefendisi çok kibar.
Çok hoş kırmızı bir pantolon üzerine, ekoseli gömleğini giymiş.
Ayakkabıları da yine kendisi gibi çok nazik.
Çünkü o bir Fransız lordu.

‘Lord’ ne tuhaf kelime.
Lisedeyken kendi yemeğini evden getirenlere
“Lord çocuğu musun amk” derdik
ama o ‘lord’la bu ‘lord’ aynı değil tabii.
Bu ‘lord’ daha farklı bir manaya, tınıya sahip.

Böyle bir lord olabilmek için;
konuşurken, önce kibar el hareketlerinizle cümlelerinizi desteklemeniz gerekiyor.
Ha bir de en az üç lisanı sular seller gibi konuşabiliyor olmanız gerek mesela.
Fakat kuş dilini lisandan saymıyorum.

[Naga-pıgı-yogur-sugun?]

Eskiden kuş gördüğümde, onlara böyle şeyler fısıldardım.
Sanırdım ki kuş benle konuşacak.
[hmmm]

Evet, lord diyorduk…
Özellikle Fransız lordu olabilmek için tıraşlı olmak gerek misal.
Tıraş edeceksin kafanı hoca.
Haliyle evinizde yeni bir tıraş kitiniz olacak; losyon da cabası.
Yok ya aslında bunlarla pek alakalı değil.

“Losyon kokacak o yanaklar,
nerede yan basılan yar…”
neyse.

47 dakika sonra,
Fransız beyefendisi hala çok kibar.
Koltuk altı terlemiş birazcık o kadar

…ama o bile “LORD” gibi terlemiş.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE