Sevgili okuyucularımı takım elbisesiz internete bağlanılmayan o dönemin en müstesna ortamlarına götürmek istiyorum.

Şimdikiler bilmez, zamanında internette sevgi saygı kol gezerdi.
İnternet dendiğinde insanların aklına xvideos.com değil, Wikipedia gelirdi.
Gerçek bir bilgi paylaşım platformuydu.
Çünkü hız düşüktü, öyle hemen video indirilemezdi.

 

Sonra ne oldu?
AKP geldi, fiberoptik internet bağlantısıyla beraber internetimiz ışık hızına ulaştı.
Hızlı internet daha fazla pornoya ve tabii ki batının ahlaksızlığına ulaşmamıza yol açtı.
Neyse ki konumuz siyaset değil. Sadece nostalji yapmak istiyorum.
Unutulmuş değerlerimize bir selam çakmak belki de…
Sevgili okuyucularımı takım elbisesiz internete bağlanılmayan o dönemin en müstesna ortamlarına götürmek istiyorum.

 

Sene 2008…
Bu kadar sık titreşim gönderemezsiniz diyor MSN bana.
Çünkü MSN karşımızdakine saygı gösteriyor.
Diyor ki hayvan herif kıza bir rahat ver. Hemen durumumu “Meşgul”e alıp aynı tuşa yüklenmeye devam ediyorum.
Çünkü o an titretmek çok komik.
Biraz daha titretsem kızı ayarlarım gibi.
Ama rahmetli MSN’in magandalığa toleransı yok.
Nerede olduğunu merak etmiyor, en fazla hangi şarkıyı dinlediğini gösterebiliyorsun o kadar.
‘Ne konuşacaksan konuş bizi de insanları da meşgul etme’ mesajını her yönüyle veriyor.
Kendine göre modern ama neredesin n’apıyosun gel dünyaya ilan et diyebilecek kadar da özgüveni yok.
Memur ailenin üniversite okuyan ilk çocuğu gibi, İstanbul için fazla heyecanlı Anadolu için fazla batılı.

 

MSN bir arada kalmışlık hikayesidir aslında.
Burada çok karı kız oluyormuş ya söylentisiyle gelen yüz binlerin birbirine titreşim yollama platformu.
Tinder kadar cüretkar değil, tavla oynatıyor örneğin.
Kullanıcının her isteğine cevap vermek bazen iyi sonuçlar vermeyebiliyormuş, MSN köy kahvesine dönünce anlaşıldı bu.
‘Halay çeken bıyıklı adamlar smiley’i MSN’in sonu oldu.

 

Artık geri dönülemez bir yola girilmişti, MSN hızla demode olacaktı çünkü kullanıcının karanlık yüzünü görememiş,
bize biraz naif kaçmıştı. 1 kullanıcı fotoğrafı, 1 görüntülü konuşma yeter diye düşünmüşlerdi belli ki.
Ama ya Maça Kızı’nda çekilen fotoğraf…
Kullanıcı verdiği 250 liranın hakkını almak istiyordu.
Sadece o gün orada karşılaştıkları yetmezdi. Yavaş yavaş, sonra birdenbire herkes Facebook’a, Instagram’a yöneldi
yüzlerce binlere milyonlarca fotoğraf koyma hakkını sonuna kadar kullandı.

 

Zamanla herkes kendini efektlerin büyüsüne kaptırdı, anlamlı bakışlar atıp selfielerinin altına şiirler döşedi.
Şiirlerin İngilizce ve fotoğrafla alakalı olmasına dikkat edildi böylece apaçilikten kaçıldı.

 

Bir zamanlar pazartesi 50 kişinin online ve meşgul olduğu, bir o kadarının da çevrim dışı gözüküp aslında yazıştığı MSN’i herkes terk etti.
Şimdi sadece arkadaş ortamlarında muhabbet kilitlendiği zaman gülünen ortak bir anı.
Hiçbirimizin bu kadar gösteriş meraklısı olduğunu tahmin edemediği için yok olmaya mahkum internetin son beyefendisi…

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE