Sen bilsen söyler miydin? Söylesen ben dinler miydim?

ne zaman gözden kaybolur diye düşünüyorsun
gidiyor da gidiyor hep biraz daha mı belirsizleşiyor sanki diyorsun
gözlerini kısıp uzakları seçmeye çalışırken
aslında dibinde hep ilk adımın izleri
tazecik
sanki silinmek istemiyor gibi
belki de son çaresi
ardına bakamıyor artık
göz gözü kesemiyor
eksik kalma korkusuyla

ilkin yarattığı boşluklar dolmak bilmiyor
ilerideki kadın yerinde sayıyor
sanki sisin ortasında bir ağaç gibi

ne öteye ne beriye
kaybolmadı kaybolmasın
göz görünce rahatlıyor
her köşede bir koku
kendini hatırlatıyor
hatırlamak zor değil
hatırlamak ne güzel

yine az ötede ilk adım
yine biçare o kadın
kendi olmak istiyor da
çıkamıyor yaftalardan

artık nasıl şartladıysa şayet
istiyor kendine gelmek ama
bulamıyor dönüş yolunu
bulsa ne fayda orası meçhul
çalacak kapısı yok

kapı zili bahçe çiti
sersem tanrı misafiri
gene gözlerin doluyor
çise yüzüne yüzüne

kadın bulanık mesafe fazla
ne olurdu demek saçma
ne olurdu sanki diye
düşünmek istenmesin
ne olurdu sanki bir daha
o el bana verilmesin

ne olduğundan bihaber
farkındayım her şeyin
anlamazdan gelerek
gitti yine her şeyin
tahammülü tüketerek
bitti yine her şeyin
siyah karga siyah karga
uçtu yine her şeyin

kin güttün elden oldun
eksik kaldın
eksiksin artık
eksiltti kadın
eksiltti seni
yukarıdan ta eksiye
aldı aldı vurdu seni

bir verdin iki istedin
nihayetinde pes dedi
sen görmedin göremedin
ben kaç kere tövbe dedim

gidiyor, gidiyormuş
gideceğim mi diyormuş?

bilmem ki hiç bilemedim
bilmemi istemiyormuş

beklemez hiç beklememiş
yerinde de saymıyormuş

bir adım binbir adım
adım adım gidiyormuş

gitti bile güle güle
herkes bunu biliyormuş

dört yüz altmış beş atlı
buna yemin ediyormuş

altmış altıncı gece
ay güneşi arıyormuş

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE