Aklımızdan geçen düşüncelerin arasında bir hiyerarşi olmadığını varsayalım. Her düşünceye, idrakı için aynı fırsatı vermek. Bu çok delice olurdu. Bir an için olsa mesela? Hayır, bu tamamen saçmalık olurdu.

Suratıma yeşil bir ışık vuruyor.
Uğultu var.

Biri yaklaşıyor, iki oldular, pantolon sesleri.
“Visilanti verivosa” dedi diğerine.

Biri geliyor.
Geçti.
Karşımdaki boşluğa saklanıyor gibi.
Bir daha geçti.
Bakan o değilmiş.

Elektronik bir şeyin sesi var.
“Bekle geliyorum.”
Elektronik şey hala çalışıyor.

Etrafımı yeşil görüyorum.
Kırrrt diye bir ses.
Benden geldi.

Kim geliyor?
Topuklularla yürüyen bir şey.
Çoğaldılar.

“Tutalım mı bak dediğin gibi?” Röv.

“Korkuyorum, duramıyorum, kendimi çok düşük hissettim.” Rap rap rap!

Kaban sesi.
Bir şeye bakıyor.
Tökezleyip metale vurdu.

Sessiz gibi burası.

Topuklusu var. 3 tek 1 pat.
Sağ ayağına daha çok basıyor.

Çekik gözlüydü.
Bir daha görsem tanımam.

Ne konuşuyorlar bunlar?
Ses uzaklaştı.

Ayakkabılarım yeşil olmuş.

Karşımda bir adam kendi suratını çekiçliyor ama
canı acımamış.
Niye? Ne alakası var acaba?

Sayfa sesi geldi.
Birden fazla sayfayı çeviriyorlar.

Yelkenci.

Yabancı dil konuşan kız.

Sandviç almış, bıyıklı, kırmızı ayakkabılı çocuk.
Önümden geçerken bu kadarını görebildim.

Kola içiyorum.
Hiç kalmamış içinde, kutuyu alınca anladım.
Sol elim hala kolada.
Çünkü sağ tarafımla duvara yaslanıyorum.

“Free speech” dedi kadın.

Saat buçuk olmuş.
Kaçtı ki?

Bot sesi.
İki adımdan aynı ses gelmiyor.

Kıt kıt.
Sırtımdan çıktı bu ses.

Elektronik şey hala, yazamadığım bir ses çıkarıyor.
Keşke…

Tam yazacakken biri beni gördü.
“Ne yaptığımı lan burada” sordu.
Sunum var da bir şey okuyorum dedim
ama çok yavaş dedim.
“He tamam kanka” dedi.
Anladı bence.

Önceden dediğim şeyi unuttum.

Lan biri yanımdan geçti.
Hızlı yazdım ama yetişemedim.
Gidip şey yapamayacağım şimdi.

Amma da çok sayfa varmış daha.
Genel baktım, tek tek şey yapmadım.

Cüzdanım düşmüş.
Cebime koydum.

“Mia” diye yankılanıyor burası
ama “……mia” diye bitti cümlenin sonu.
Tek “mia” değil yani.

Mont sesi.
Koşuyor. Duruyor. Koşuyor.
Kapıyı açtı.
Fermuar montlu.

Öksürdü.
Genç değil.

Öteden kalın sesli konuşuyor.

Etrafımda kimse yok.

Ses duyuyorum.
Keşke video koyabilsem.

Bakayım mesaj gelmiş mi?
“I’m fasshane” demiş.
Bir gidip bakayım.

Biri geçmeden kalksam olmazdı he.
Kalkıyorum.
Kesin bir tanıdık görecek.

“Halime bakar mısın ya?”
“Ha ha ha ha”.

YORUMLAR( 2 )

YORUM EKLE

asli s 22 Ekim 2015

Tedavi ol lütfen

töre bay 22 Ekim 2015

anladiysam arap olayim