WW - TT - YY - UU - II - OO - ÜÜ - AA - HH - İİ - XX - VV - MM - ÖÖ

Simetri hastalığı vardı Elif’in.
O karşısındakini ne kadar seviyorsa, karşısındaki de onu o kadar sevmeliydi.
Hastalıktı işte, önüne geçemiyordu.
Her seferinde bir yolunu bulup, bu oranı tutturmayı başarıyordu Elif.
Üç seviyorsa, üç sevdiriyordu kendini.
Beş seviyorsa, ne yapıp ne edip beş sevdiriyordu.

Bir gün Elif çok sevdi; ne üç ne beş.
On sevdi Elif.
Hatta yüz, belki de bin.
Belki de bin kere bin sevdi
ama karşısındaki öyle değildi işte.
Karşısındaki öyle değildi.

Oranı yakalamıyordu Elif.
Ne yaparsa yapsın, dikkatini çekemiyordu karşısındakinin.
Bu asimetrik sevgi Elif’i kahrediyordu.
Kızcağız kendini yiyordu adeta.

Yiyordu ama bitiremiyordu.
Kendi kendini yiyordu ya,
yediği de yine kendine gidiyordu.
Bu kısır döngüden ötürü, unutmuştu sevdiği adamı.
Hem de tamamen unutmuştu Elif;
adını bile hatırlamıyordu.

Yine bir gün, telefonuna mesaj geldi Elif’in.
Mesajı gönderen Bay Asimetrik’ti.
Mesajda “db, qp” yazıyordu.

Bunu okuyan Elif’in kalp atışları hızlandı,
suratı kızardı,
vücudunu bir heyecan bastı.

O kadar çok heyecanlandı ki pat diye ölüverdi.
Yere düşme sesini duyan ev halkı, Elif’in odasına koştu.
Ne var ki Elif yerde yatıyordu.

Babası konuşmaya yeltendi, annesi susturdu.
Kız kardeşi bir annesine bir de babasına baktı.
Sonra da dedi ki: “Elif’in erkek arkadaşı var. Elif onu çok sevdi.”
Bunun üzerine annesi göz yaşlarına hakim olamadı.
Babası başını öne eğdi ve sonra da dedi ki:
“El Fatiha”.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE