Bu zamana kadar izlediğim kısa filmlerde verilmek istenen mesajı ya alamadım ya da anlamadım. Bu durum, beni kısa filmlerden soğutan bir genel kanıya dönüşmek üzereyken çıktı karşıma "Bıyık" filmi.

Kısa filmlerde yönetmen, adı üstünde kısa bir süre zarfında
vermek istediği mesajı izleyiciye empoze etmeye çalışır. Tabi bu kolay bir iş değildir.
Başarılı olamazsa izleyen için anlamsız geçen birkaç dakika olmaktan öteye gidemez o film.
Ama başarılı olursa belki de başarılı uzun metrajlı filmlerin yarattığı etkiden daha fazlasını yaratır.
Bu zamana kadar izlediğim kısa filmlerde verilmek istenen mesajı ya alamadım ya da anlamadım.
Bu durum, beni kısa filmlerden soğutan
bir genel kanıya dönüşmek üzereyken çıktı karşıma “Bıyık” filmi.

                Bir adamın berberde kestirmek istediği bıyık şekli olarak
katalogda yer alan Hitler’i göstermesiyle başlayan
ve son ana kadar merak ve gerilimi arttıran film,
vermek istediği mesajı vurgulayarak etkileyici bir şekilde son buluyor.
Filmin çözülme anında izleyiciye dünyanın aslında o kadar zalim bir yer olmadığı,
bardağın dolu tarafından bakılması gerektiği belirtiliyor,
bir bakıma pozitif anlamda değiştirilen bakış açısının
hayatta her şeyi 180 derece değiştirebileceğinin altı çiziliyor.
Filmin genç yönetmeni Umut Delimehmet’in serüveni de en az film kadar ilgi çekici.

 20 yaşında olduğunuzu düşünün.
Hayaliniz yönetmen olmak.
Sürmene Anadolu Lisesi’ndeyken yazmış olduğunuz bir senaryonuz var.
Üniversitenin ilk yılında bu senaryoyu hayata geçirmek istiyorsunuz.
İki başrol oyuncusuna ihtiyacınız var.
Felsefe öğretmenize oynaması için ricada bulunuyorsunuz, kabul ediyor.
Bir de küçük kuzeninizi oynaması için ikna ediyorsunuz.
Dondurma karşılığında.
İkisi de oldukça başarılı performans gösteriyor.
Vermek istediğiniz mesajı izleyiciye ulaştırabildiğinize inancınız tam.
Nitekim öyle de oluyor, film 2013 KISAKES Film Yarışması Jüri Özel Ödülü’nü alıyor.
Burada da kalmayıp jürinin vermiş olduğu referansla
Cannes’a gönderiliyor ve 2015 Cannes Film Festivali’nde gösterilmeye hak kazanıyor.
Taş ocağında çalışan babanızın sürekli geliri olmaması gerekçe gösterilerek
Fransa size vize vermiyor.
Belki siz orada bulunamıyorsunuz ama yapıtınız Avrupa’nın en gözde film festivalinde boy gösteriyor.

                Başarılı yapıtının dışında filmin perde arkasında yaşanan serüveniyle de
insanın içinde adı gibi “umut” yeşertiyor Umut Delimehmet.
Fransa, ona babasının sürekli geliri olmamasından ve
hesabında yeterli para göremediğinden ötürü vize vermemiş olabilir
ancak onun idealleri ve başarıları hiçbir engel tanımıyor.

                Sürmene Anadolu Lisesi’nden Cannes Film Festivali’ne uzanan bir başarı hikayesi bu.

Göğsümüzü kabartacak, sınır tanımayacak nice güzel başarılara Umut…

“Bıyık”

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE