Opak bir duvardı mor; renksiz insanların ülkesine kapanan.

Etrafındaki girdap başını döndüredursun,
bir geçeni bir daha görme umuduyla
muhafaza ediyordu takatini.

Yoksa hemen o an,
hemen orada
kendini bırakacaktı harici kuvvete
ve karışıp bir olacaktı diğer tüm düşlerle.

Moru hissetti o an
ve mor sıcaktı,
mor çekiciydi,
mor tozdu,
mor vahşiydi;
mor aslında dişiydi.

O girdap arasında
belli belirsiz seçebildiği tek şey ise
kaygıydı.

Atkısını doladı boynuna,
her nasıl yaptıysa,
o koskoca zaman boşluğunda.

Gözlüklerinin camı buğulanmıştı;
silik olan mor,
hepten kaybolmaya başlamıştı.

Mor bir zanaat,
mor bir sanat,
mor bir fırsattı.

Mor,
tüm hayatını tek bir çizgiyle anlatan;
mor,
tüm algısına yeni bir kapı aralayandı.

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE