Orta Doğu'da savaş var. Ya Türkiye'de?

Buradan kimsenin yüzleşmediği, empati yapmadığı,
sivil ve çocuk ölümlerine dahi “müstehak” gözüyle baktığı Cizre’de operasyonlar şimdilik sona erdi.
Hükümetin ve Türk halkının çoğu operasyonlarla övüne dursun,
Cizre’de Eylül ayından beri birçok savaş suçu işlendi.
Basına yansıyan yansımayan bütün bu yapılanlar iki halkı yine birbirinden uzaklaştırdı.

 

1- Yaklaşık 130 bin nüfuslu Cizre’de 100 bin insan, zorunlu olarak
göç ettirildi
ve insanlar yaşadıkları yerden kış ortasında ayrılmak zorunda kaldı.

 

2- Birçok tarihi ve kültürel miras değeri taşıyan yapı ve camii tahrip oldu.
Gelen fotoğraflara bakılırsa sadece değerli yapılar değil,
apartmanlar, dükkanlar, kısacası koskoca bir ilçe yerle yeksan oldu.

 

3- Siviller, günlerce apartmanların bodrum katlarında mahsur kaldılar.
Yardım beklediler, seslerini duyurmaya çalıştılar.
Güvenlik güçleri yardımlara engel olmakla suçlandı.

 

4- Cenazeler günlerce evlerde, buzdolaplarında saklandı.
O kadar uzun süre bekletildiler ki,
şu anda bazı cenazelere kimlik teşhisi için otopsi yapılamıyor.

 

5- Halka yalnızca fiziki şiddet değil, aynı zamanda psikolojik şiddet uygulandı.
Güvenlik güçleri tarafından duvarlara yazılan ırkçı yazılar,
ölen bir insanın polis aracına bağlanıp sokaklarda gezdirilmesi,
PKKli olduğu iddia edilen bir kadının yine güvenlik güçleri tarafından soyularak
bedeninin teşhir edilmesi gibi birçok suç işlendi.

duvar yazisi 1

duvar yazilari 2

Cizre’de, özellikle son bir ayda ne kadar insanın hayatının kaybettiği bilinmiyor.
Halkların Demokratik Partisi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine mektup yazarak,
BM üyesi bir heyetin Cizre için inceleme yapmasını istedi.
Savaş politikalarıyla bu sorunun çözüleceğini düşünenler ise halen yanılmaya devam ediyor.
Zira bölgede yaşayan yüzlerce insanın bu olaylar neticesinde PKK dağ kadrosuna katıldığı bildiriliyor.
Kısacası bu savaş ortamı bölgede yaşayanları –özellikle gençleri- radikalleştiriyor.
Türkiye, uyguladığı bu savaş politikaları sonucunda bölgede bir nesli daha kaybediyor.

 

Bunlar 1992 yılının Mart ayında atılan gazete başlıkları…
Günümüzdeki gazetelerle neredeyse aynı.
24 yıldır Kürt sorununda bir arpa boyu yol alamadık.
Halen çatışmayla, operasyonla, psikolojik baskılarla bu sorunun çözüleceğine inananlar var.
Yorum sizin.

 

IMG_20160215_173917

 

YORUMLAR( 0 )

YORUM EKLE